Malatya – Kürecik – Tataruşağı Köyü – Alevi Köyü

Malatya’ya 50 km uzaklıkta olup, Kürecik bucağına ve aşiretine bağlı bir dağ köyüdür.

Köyümüzün tarihi tahminen 800-900 yıl öncesine dayanmaktadır. Bir iddiaya göre köy halkı Dersim’den gelmiştir. Mamuşlar kabilesi Elbistan – Kıstkan’dan gelmişlerdir. Yaşlı insanların anlattıklarına göre köye ilk yerleşenler; Mısca, Naçeri, Küsülü ve Korallık kabilesiymiş. Bu dört aile akrabadır. Köyün ilk yerleşim yeri dereydi. Büyük bir sel felaketinden sonra insanlar dereden göç ederek farklı yerlerde evler yapmışlardır. Köyde eskiden Ermeniler’de yaşıyordu. Köyümüzde halen Ermeni Kilisesi kalıntıları vardır. Kilise mahallesi civarı ve Ağa gilin orda yaşıyorlardı.

Harput-Kayseri arasında postacılık yapan birisi postacılık yaptığı sırada köyde konaklıyormuş. O dönem postacılara da tatar deniliyormuş. Daha sonra arazi boş olduğu için, gelip köyümüze yerleşmiş. Devlet köyün Kürtçe gerçek ismi olan Qubatan’ı, Tatar denilen postacıdan esinlenerek Tatarusagi olarak değiştirmiştir.

Kabileleri

Malê Mısca (Karaman), Malê Naçeri (Nazlı), Malê Küsülü (Deniz), Malê Mıcçe(Pençe), Malê Kalandar (Özcan), Malê Mılaraşê (Özcan) Malê Puxere (Çetin), Malê Mamılo (Karaoğlan), Malê Karayusıf (Kozat), Malê Kivqe (Özcan), Malê Qaske (Alkaş), Malê Qoca (Gökçe), Male Şırtkê (Göçer), Male Kaxên (Mersin), Malê Keyş (Kayaş), Malê Mêhmıt (Aydın), Male Aluşkırin (Polat), Malê Mancê (Adıgüzel), Malê Karahasan (Akyüz), Male Pışkê (Erdoğan), Male Zuze (Kızılocak), Malê Beyrkê (Kandemir) Malê Qupkê (Erdoğan), Malê Haskê (Şentürk), Malê Mamuş (Çoban), Malê Alîbagê (Şentürk), Malê Şaşkê (Kandemir), Malê Cıno (Boztaş), Malê Kalaş (Karaoğlan), Malê Abês (Karaoğlan) Malê Axa (Kocakaya), Malê Kotê (Pehlivan), Malê Şişi (Karaoğlan) Malê Bakê (Lale), Male Şaşkê (Demirbaş), Male Aloşê (Akyıldız), Male İbaraşe (?), Malê Qırni (Gündoğan), Malê Mıste (Akdal), Malê Cuzê (Yücekaya), Malê Koralkê (?), Male Topız (Özcan), Malê Colex (Taşdemir), Malê Borkê (Pehlivan).

Mahalleri

Beyrkan, Heydaran, Tataran, Barbanne, Mıxtere, Kilise, Çopır.

Coğrafyası

Köyümüz dağlık olup yerleşim yerleri dağınıktır. Komşuları Bayramuşağı (Beyraman), Körsüleyman (Korsılman), Kasımuşağı (Qasıman), Çobanuşağı (Qarxwan) ve Saracı (Sareycan)’dır. Köyün Mıhtere(Mıxtere) diye bir mezrası da vardır. En yüksek dağı Aygörmez dağıdır (2300 m). Eskiden Aygörmez’de bir yel değirmeni vardı. Dereden yakın bir tarihe kadar iki tane su değirmeni de vardı.

Yaylaları

Ser Boğaze, Korman (Qorman) Nave Nalan ve Almaçayır’dır.

Ziyaret Yerleri

Ziyaretê Binê Alange, Ziyaretê Beyrkan ve Aygörmez’in eteğinde bulunan Ortegaze’dir.

Bitki Örtüsü

Birçok yaban bitkisi ve çiçeği yetişmektedir. (Çiğdem, bılazık, qarqarık, spınq, pung, catıri, şilan ) vs. Lere ve Kortan mevkiinde meşe ormanı vardır. Eskiden buğday, arpa, nohut, yonca, fi vb. ekilen yerlerde şimdi kaysı bahçeleri vardır. Armut, dar armutu, alıç, rıxwoq, momıxw v.b. meyvelerde yetişmektedir. Özellikle Kürecik armutu meşhurdur.

İKLİMİ Kışlar soğuk ve kar yağışlı, yazlar köy dağlık olduğu için ılık geçer.
Yöresel Kıyafetleri

Eskiden kadınlar başlarına kofi, üstlerine zubun, bellerine şar takarlardı. Önlerine ise mum peştemal giyerlerdi. erkekler ise genellikle başlarına şapka, bellerine şar takıp şalvar giyerlerdi. Çarık denilen bir ayakkabı ayaklarına giyerlerdi.

Günümüzde kadınlar eşarp takıp, genellikle siyah tonlu elbiseler giyerler.Tataruşağı ve Kürecik’de koyun yünüyle yapılan halıları, keçi kılıyla yapılan kilimleri ve zağra çuvalları ile duvarlara bir süs eyşası olarak asılan sedefli çangalları meşhurdur.

Kültürü

Tataruşağı’nda Kürtlerin eski dini olan Zerdüştlük dininin yaşam tarzı ve ritüellleri, günümüzde de halen yaşanmaktadır. Köyümüzde; ateş,güneş,toprak ve su kutsaldır. Eskide güneş tutulmasında teneke çalınıp,silah sıkılırdı. Sersale ( Yılbaşın da) gençler yaşlı kılığına girip, ev ev dolaşıp “sare sale,bine cale,xızır keve ve male” deyip,çeşitli hediyeler toparlıyorlardı. Beran berdayi (Koç salımında) zamanında,koçlar boyanıp ve süslenir, nandan ve kömbeler yapılır. Günümüz de yaşlı insanlar kapı eşiklerinde veya yönlerini güneşe dönüp “Sare suban qaype bırbangan, Xızıre Qale,tu bıdaba xer”. Yani “Sabahın başı,şafağın kızıllığı,Xızıre Qale, (Hızır) sen ver hayırlısını” şeklinde dua ediyorlar.

Tataruşağı’nda Hızır Bayramı

Tataruşağı köyünde Hızır orucundan sonra; halk kömbe, köfte, kaburga yapar, “Hızır payı” olarak komşulara dağıtırlar. Evin birinde de kömbe yapmışlar, bir pay da “Hızırın payı, gelip alır, unumuza bereket gelir” düşüncesiyle un hararının üzerine bırakılmış. İnanışa göre eğer Hızır eve uğrarsa una el basarmış. Bunları öğrenen evin çobanı, gizlice gidip kömbeyi alıp yemiş. Sabahleyin kömbenin yerinde olmadığını gören evin hanımı heyecanlanıp dışarı koşmuş. “Evimize Hızır uğramış” diyerek bağırmaya başlamış. Bir köşeden bunları seyreden çoban da kıs kıs gülüyormuş. Aradan birkaç yıl geçmiş, bu durum bir sohbet anında anlatılınca, çoban dayanamamış, “O kömbeyi ben yedim” demiş. Demiş ama “bizi niye kandırdın” diye de bir sürü dayak yemiş.